DOĞAYA KAÇAN İNSANLAR
Modern dünyanın bize sunduğu yaşam biçimi gerçekten insan doğasına uygun mu? Giderek daha fazla insan bu soruyu kendisine soruyor. Üstelik bu arayış yalnızca yoksulların, geçim sıkıntısı yaşayanların ya da toplumdan dışlanmış insanların hikâyesi değil. Ekonomik durumu iyi olan, eğitimli, kariyer sahibi ve büyük şehirlerde yıllarca yaşamış insanlar arasında da şehri terk edip doğaya dönme düşüncesi giderek daha görünür hâle geliyor.
Hatalı planlanan kentler, vahşi kapitalizmin dayattığı bitmek bilmeyen çalışma ve tüketim döngüsü, plazalar, betonlaşma, trafik, kalabalık ve çok katlı dikey yaşam insanı giderek doğadan koparıyor. İnsanların önemli bir bölümü hayatını ev–iş–trafik üçgeninde geçirirken, aslında yaşamak için çalışmak yerine çalışabilmek için yaşayan bir düzene sürükleniyor.
Bu nedenle kimi insanlar gerçekten gidiyor; kimi küçük bir köye, kimi ormana, kimi dağlara, kimi de kendi toprağını ekip biçebileceği sakin bir yere yerleşiyor. Çok daha fazlası ise henüz gidemese bile aynı hayali kuruyor: Daha az tüketmek, daha sade yaşamak, toprağa dokunmak, kendi zamanına sahip olmak ve betonun arasından yeniden doğaya dönmek...
Aşağıdaki videolar, farklı insanların şehirden ve alışılmış modern yaşamdan uzaklaşarak başka bir hayat arayışına yönelmelerinin çeşitli örneklerini gösteriyor.