S.O.S. — Urgent Help Needed. You can support my effort to leave Türkiye by sending even very small contributions through cryptocurrency accounts with very low transfer fees. View Support & Donation Details

1 Kasım 2026 Pazar

TÜRKİYE'DE BU HAFTA ( 26 Ekim – 2 Kasım 2026 )

TÜRKİYE'DE BU HAFTA

26 Ekim – 2 Kasım 2026

Türkiye bir haftayı daha ağır siyasi tartışmalar, yargı süreçleri, ifade özgürlüğü sorunları ve giderek büyüyen fon soruşturmasının gölgesinde geride bıraktı. Bu haftanın en dikkat çekici taraflarından biri ise fon krizinin artık yalnızca muhalefetin gündeme getirdiği bir mesele olmaktan çıkmasıydı. İktidar çevresinden dahi olayın büyüklüğüne ve kamu görevlilerinin olası sorumluluğuna ilişkin dikkat çekici açıklamalar gelmeye başladı.

FON SKANDALI: MESELE ARTIK SADECE PARA DEĞİL

Fon ve sermaye piyasalarına ilişkin soruşturma yeni gözaltılar, tutuklamalar ve milyarlarca liralık iadelerle büyümeye devam ediyor.

26 Ekim'de Altınbaş Holding sahibi Nusret Altınbaş'ın adliyeye sevk edildiği, aynı gün Erdoğan'ın eski danışmanlarından ve eski AKP milletvekili Ertan Aydın'ın tutuklandığı bildirildi. Fon soruşturmasının artık Türkiye'nin siyasi gündeminin merkezindeki konulardan biri haline geldiği görülüyor.

Daha çarpıcı gelişme ise haftanın sonunda doğrudan AKP içerisinden geldi.

AKP Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya, soruşturmayla ilgili açıklamasında bu çapta büyük bir yolsuzluğun kamu görevlilerinin suça iştiraki olmadan gerçekleştirilemeyeceğini söyledi. Özkaya, olaya karışan iş insanları ile kamu görevlilerine itirafçı olma ve haksız elde edilen mal varlıklarını iade etme çağrısı yaptı.

Bu açıklama önemlidir. Çünkü kamu görevlilerinin olası rolü artık yalnızca muhalefetin ortaya attığı bir siyasi iddia değildir; iktidar partisinin bir milletvekili de açık biçimde bu ihtimali gündeme getirmiştir.

Burada cevaplanması gereken soru son derece basit:

Bu kadar büyük bir sistem gerçekten kamu görevlilerinin iştiraki olmadan kurulamayacak büyüklükteyse, Türkiye'nin denetim kurumları bütün bunlar yaşanırken ne yapıyordu?

HABERİ OKU

BirGün — AKP'li vekilden fon vurgunu itirafı: “Bu çapta bir yolsuzluk kamu görevlilerinin suça iştiraki olmaksızın işlenemez” ↗


MİLYARLAR GERİ DÖNÜYOR: PEKİ BU PARA NASIL KAZANILDI?

28 Ekim'de Medyascope, fon soruşturmasında 25 şüphelinin toplam 10 milyar 300 milyon TL iade ettiğini bildirdi.

Habere göre Astor Enerji ortakları Feridun ve Enver Geçgel toplam 5 milyar TL'yi TMSF bünyesindeki gönüllü iade hesabına yatırdı.

Eski AKP Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya'nın da yatırımlarından elde ettikleri ana para dışındaki kazancı iade ettiği bildirildi.

Medyascope'un aktardığı verilere göre çift, 163 milyon 46 bin TL yatırdıkları bir fon yatırımından yaklaşık dört ay sonra 2,17 milyar TL çekmişti.

Lydia Holding Yönetim Kurulu Başkanı Enver Çevik'in ise 500 milyon TL iade ettiği bildirildi.

Bu noktada yalnızca “Ne kadar para geri döndü?” sorusunu sormak yeterli değildir.

Bu paralar nasıl kazanıldı? Kimler önceden bilgi sahibiydi? Siyasi veya bürokratik bağlantılar kullanıldı mı? Denetim mekanizmaları neden zamanında harekete geçmedi?

Ve en önemlisi:

Fon sisteminden olağanüstü kazanç sağlayanların tam listesi kamuoyuna açıklanacak mı?

HABERİ OKU

Medyascope — Fon soruşturmasında kim, ne kadar iade etti? ↗


ÖĞRENCİLER BİR BAKANI PROTESTO ETTİ, TUTUKLANDILAR

Haftanın ifade özgürlüğü açısından en çarpıcı olaylarından biri üniversite öğrencileri Nehir Dizdar ve Nevin Tekin'in yaşadıklarıydı.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in Kadıköy Lisesi ziyareti öncesinde okulun demirlerine:

“Bize gelecek yoksa, sana huzur yok Yusuf Tekin istifa!”

yazılı pankart asıldı.

20 yaşındaki iki üniversite öğrencisi gözaltına alındı ve “tehdit” suçlamasıyla tutuklandı. Tutuklama kararında “Sana huzur yok” sözünün Bakan Tekin'in huzur ve hürriyetine yönelik tehdit ve gözdağı niteliğinde olduğu ileri sürüldü.

Öğrenciler ise pankartın tehdit içermediğini ve siyasi protesto niteliğinde olduğunu savundu. Avukatları da pankartta şiddet veya cebir tehdidi bulunmadığını belirtti.

İki öğrenci 28 Ekim'de tahliye edildi.

Onlara destek amacıyla düzenlenen protestoya katılan dört öğrenci de gece evlerinden gözaltına alındı; bu öğrenciler daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Ortaya çıkan tablo Türkiye'deki ifade ve protesto özgürlüğü açısından ciddi bir tartışmayı beraberinde getiriyor:

Bir bakana “istifa et” demek ve sert bir protesto sloganı kullanmak ne zamandan beri gençlerin gece evlerinden alınmasını ve tutuklanmasını gerektiren bir güvenlik meselesidir?

HABERİ OKU

Medyascope — Bakan Tekin'i protesto ettikleri için tutuklanan üniversite öğrencileri tahliye edildi ↗


ANAYASA HUKUKÇUSUNA SORUŞTURMA

26 Ekim'de İstanbul Barosu Başkan Adayı ve anayasa hukukçusu Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.

Soruşturmanın Kanadoğlu'nun İstanbul Barosu Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmayla ilgili olduğu açıklandı.

Kanadoğlu konuşmasında Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan yargıçları ve keyfî tutuklama kararlarını eleştirmişti.

Kanadoğlu ise soruşturmanın ardından yaptığı açıklamada konuşmasında suç unsuru bulunmadığını, söylediklerinin yargı organlarının Anayasa Mahkemesi kararlarına uymamasına ilişkin hatırlatmalardan ibaret olduğunu ve konuşmasının ifade özgürlüğü kapsamında bulunduğunu savundu.

Daha sonra 79 baro, soruşturmanın sonlandırılması çağrısında bulundu.

Burada mesele yalnızca Kanadoğlu değildir. Türkiye'de hukukçuların, avukatların ve akademisyenlerin yargı sistemini ne ölçüde eleştirebileceği meselesidir.

Bir anayasa hukukçusunun yargıya “Anayasa Mahkemesi kararlarına uyun” demesi neden ceza soruşturmasının konusu haline geliyor?

HABERİ OKU

Cumhuriyet — Hakkında soruşturma açılan Kanadoğlu: “Ortada suç yok, hatırlatma var” ↗


HAFTANIN VİDEOLARI

Videoların yukarıdaki haberlerle bire bir aynı konuyu işlemesi gerekmiyor. Seçim ölçütümüz, o haftanın Türkiye siyasi gündemini, iktidar politikalarına yönelik eleştirileri ve yaşanan siyasi atmosferi anlamaya yardımcı olmalarıdır.

1 — FON VURGUNU NASIL ORTAYA ÇIKTI, SORUŞTURMA NE AŞAMADA?

Gamze Elvan & Mehmet Gün — Medyascope — 26 Ekim 2026

Bu haftanın ana gündemine doğrudan temas eden kapsamlı yayınlardan biri. Daha İyi Yargı Derneği Başkanı Mehmet Gün yayında fon krizinin nasıl ortaya çıktığını, soruşturmanın ulaştığı aşamayı, SPK'nın rolünü, kamu görevlilerinin suçlarının nasıl soruşturulması gerektiğini ve Türkiye'de yolsuzlukla mücadelenin yapısal sorunlarını değerlendiriyor.

VİDEOYU İZLE

Medyascope — Fon vurgunu nasıl ortaya çıktı, soruşturma ne aşamada? ↗


2 — FON KRİZİ HEP GÜNDEMDE

Ruşen Çakır & Kadri Gürsel — Medyascope — 26 Ekim 2026

Haftanın siyasi atmosferini daha geniş açıdan ele alan bir yayın. Ruşen Çakır ve Kadri Gürsel; Türkiye'deki siyasi gelişmeleri, gazetecilerin düzenlediği yürüyüşü ve kamuoyunun gündemindeki fon krizini birlikte değerlendiriyor.

Bu nedenle tek bir habere değil, haftanın genel siyasi atmosferine bakmak isteyenler açısından tamamlayıcı bir yayın.

VİDEOYU İZLE

Medyascope — Hafta Başı: Fon krizi hep gündemde ↗


HAFTANIN MUHALİF BASIN SEÇKİSİ

BİRGÜN

AKP'li vekilden fon vurgunu itirafı: “Bu çapta bir yolsuzluk kamu görevlilerinin suça iştiraki olmaksızın işlenemez”

Haberi özellikle önemli kılan şey, kamu görevlilerinin olası rolüne ilişkin bu sözlerin muhalefetten değil doğrudan AKP Milletvekili Ali Özkaya'dan gelmesi.

Haberi BirGün'de oku ↗

CUMHURİYET

Kanadoğlu'na soruşturma: “Ortada suç yok, hatırlatma var”

Anayasa hukukçusu Osman Korkut Kanadoğlu hakkında İstanbul Barosu Genel Kurulu'ndaki konuşması nedeniyle başlatılan soruşturmayı ve 79 baronun tepkisini ele alan haber.

Haberi Cumhuriyet'te oku ↗

MEDYASCOPE

Fon soruşturmasında kim, ne kadar iade etti?

25 şüphelinin yaptığı milyarlarca liralık iadeleri ve kamuoyunda tartışılan isimleri bir araya getiren ayrıntılı dosya.

Haberi Medyascope'ta oku ↗


HAFTANIN ARDINDAN

Bu haftanın siyasi fotoğrafında diğer gelişmelerin önüne geçen konu açık biçimde fon soruşturması oldu. Fakat mesele artık yalnızca “Kim ne kadar para kazandı?” sorusundan ibaret değildir.

Milyarlarca liralık iadeler var. Tutuklamalar var. Şirketler ve iş insanları hakkında alınan tedbir kararları var. Siyasi isimlerin adı tartışmalarda geçiyor. Kamu kurumlarının sorumluluğu sorgulanıyor. Ve nihayet iktidar partisinin içerisinden bir milletvekili çıkıp bu büyüklükte bir yolsuzluğun kamu görevlilerinin iştiraki olmadan gerçekleştirilemeyeceğini söylüyor.

O halde kamuoyunun sorması gereken sorular da giderek ağırlaşıyor:

Kim yaptı? Kim biliyordu? Kim denetlemedi? Kim kazandı? Kim korudu? Ve siyasi sorumluluk nereye kadar uzanıyor?

Aynı hafta iki üniversite öğrencisinin bir bakana yönelik protesto pankartı nedeniyle tutuklanması ve bir anayasa hukukçusunun yargıya yönelik sözlerinin soruşturma konusu olması ise Türkiye'nin başka bir kronik meselesini yeniden önümüze koyuyor: ifade özgürlüğünün sınırlarının giderek ceza hukuku üzerinden tartışılması.

“Türkiye'de Bu Hafta” tam da bunun için var olacak.

Her pazartesi geride bıraktığımız yedi güne dönüp bakacağız. Siyasi iktidarın uygulamalarını, hukuk ve özgürlükler alanındaki gelişmeleri, yolsuzluk iddialarını, ekonomik ve toplumsal sorunları ve bunlara karşı yükselen eleştirileri kayıt altına alacağız.

Çünkü Türkiye gibi gündemin baş döndürücü bir hızla değiştiği bir ülkede, yaşanan olayların birkaç hafta içerisinde unutulması bazen olayların kendisi kadar büyük bir sorun haline geliyor.

Unutmamak için kaydediyoruz.

👁 ... kez okundu
Bu yazıyı paylaş:
PAYLAŞ f X WA TG @
1. Türk Romanları 2. Dünya Edebiyatı
Home World News Contact Me Support And Donations Earn Extra Income Turkey News Calculator Currency Conventer World Map 100 Movies to Watch Before You Die
📚 Must-Read Novels
1. Türk Romanları 2. Dünya Edebiyatı
♫ LAMURVAZ MUSIC 50%